Rize’de yürütülen yol çalışmaları sırasında tesadüfen yeniden keşfedilen tarihi kemer köprünün Osmanlıca kitabesi okundu. Köprünün, Bağdat’ta vefat eden Rizeli bir tüccarın vasiyeti üzerine inşa edildiği ortaya çıktı.
RİZE – Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen yol genişletme çalışmaları, Rize’nin kalbinde unutulmuş bir tarihi hazineyi yeniden gün ışığına çıkardı. 1940’lı yıllarda bir kısmı, 1960’lı yıllarda ise tamamı toprak altında kalan ve halk arasında “Çıtanın Köprüsü” olarak bilinen yapı, kitabesinin okunmasıyla birlikte büyüleyici bir hayat hikâyesini de beraberinde getirdi.
Araştırmacı-Yazar Recep Koyuncu tarafından incelenen ve miladi takvime göre 28 Ağustos 1888 tarihini taşıyan kitabe, köprünün inşa edilme sebebini gözler önüne serdi. O dönemde Bağdat ile Rize arasında kumaş ticareti yapan ve Bağdat’ta vefat eden Rizeli esnaf Zırhzade Hacı İzzet Efendi, vefatından önce bir köprü yapılmasını vasiyet etmiş. Vefatından 5 yıl sonra varisleri, babalarının adını yaşatmak için bu köprüyü imar ettirmiş.
Köprünün tarihi değerini artıran bir diğer önemli detay ise kitabedeki beyitler. Rize’nin ünlü şairlerinden Şakir Agâhi Efendi tarafından kaleme alınan kitabe, hem edebi hem de tarihi bir vesika niteliği taşıyor. Kitabede yer alan “tarih düşürme” sanatı, köprünün 1305 (Hicri) yılında tamamlandığını tescilliyor.
Halk arasında “Çıta” olarak anılan köprünün resmi kayıtlarına da ulaşıldı. Recep Koyuncu’nun aktardığına göre:
Mezarı Bağdat’ta bulunan bir hayırseverin memleketine bıraktığı bu kalıcı miras, bugün modern yol çalışmaları sayesinde yeniden Rizelilerin hayatına dahil oluyor.