Rize’nin Çayeli ilçesinde, “erkek işi” olarak görülen madencilik sektöründe kadınlar devrim yapıyor. Eski bir hemşire olan Gülizar Yazıcı ve sosyal hizmetler mezunu Berrin Köse, yerin yüzlerce metre altından gelen cevheri ekonomiye kazandırarak tüm ön yargıları yıktı.
RİZE – Yıllardır ağır çalışma koşulları nedeniyle erkek egemen bir sektör olarak bilinen madencilik, Rize’nin Madenli beldesinde kabuk değiştiriyor. Çayeli Bakır İşletmeleri bünyesinde çalışan kadın operatörler, bareti takıp sahaya inerek “kadın yapamaz” diyenlere en güzel cevabı sahada veriyor. Bu dönüşümün temelinde ise 2010 yılından bu yana yürütülen “Temel Madencilik Eğitimi Programı” yatıyor.
İstanbul’da 7 yıl boyunca hemşirelik yapan Gülizar Yazıcı, memleketine dönme kararı aldığında hayatının rotasını madene kırdı. Tesis bölümünün ilk kadın operatörlerinden biri olan Yazıcı, bugün devasa siloların temizliğinden besleme sistemlerine kadar en teknik görevleri başarıyla yönetiyor. Yazıcı, zor sanılan her şeyin üstesinden gelebildiğini görmenin öz güvenini artırdığını belirtiyor.
Sosyal hizmetler mezunu olan Berrin Köse ise çevresinden gelen “Bu iş sana göre değil” telkinlerine kulak asmadan cevher hazırlama operatörü oldu. Sahadaki keskin dikkatiyle bir tonaj kaybını erkenden fark ederek üretimi durduran Köse, büyük bir maddi zararın önüne geçerek rüştünü ispatladı.
“Bu işi yapabilmek için cinsiyetten çok bilgi, dikkat ve sorumluluk gerekir. Sahada kimin olduğundan çok, işin nasıl yapıldığı önemli.”
Başlangıçta “Kadın maden işçisi olamaz” söylemleriyle mücadele eden Yazıcı ve Köse, bugün sergiledikleri disiplinle tüm çevrelerinden takdir topluyor. Çayeli Bakır’daki çalışma ortamını destekleyici ve eşitlikçi olarak tanımlayan kadınlar, sadece üretime değil, sektördeki kurumsal kültüre de büyük değer katıyor.
Onların bu hikayesi, madenciliğin artık sadece bir “kas gücü” değil, bir “disiplin ve bilgi işi” olduğunu tüm Türkiye’ye kanıtlıyor.
