Rize’nin sivil mimari mirasının en seçkin örneklerinden biri olan ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ağırlayan tarihi konak, hem mimari ihtişamı hem de Cumhuriyet tarihindeki izleriyle ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor.
20. yüzyıl Türk mimarisinin karakteristik özelliklerini taşıyan yapı, bölgesel değerlerin sivil mimariyle buluştuğu eşsiz bir örnek olarak kabul ediliyor. Geniş bir bahçe içerisinde yükselen konak, taş malzemenin ustalıkla kullanıldığı bir bodrum kat üzerine inşa edilen üç katlı yapısıyla dikkat çekiyor.
Binanın işlevsel yapısı ise dönemin yaşam tarzını yansıtıyor:
Cumhuriyetin ilanının ardından Atatürk, “Sonbahar Gezisi” olarak bilinen büyük yurt turu kapsamında 17 Eylül 1924 tarihinde Rize’ye ulaştı. Rize halkının coşkulu karşılaması eşliğinde şehre giren Atatürk, konaklama için Kurtuluş Savaşı dönemindeki üstün hizmetleriyle tanınan Mataracı Mehmet Efendi’nin evini tercih etti. Bu ziyaret, evin sadece bir konut değil, aynı zamanda bir tarih sahnesi olmasını sağladı.
Evin sahipleri, Atatürk’ün aziz hatırasını yaşatmak adına anlamlı bir adım attı. Konak, Atatürk’ün doğumunun 100. yıldönümü vesilesiyle müze yapılmak üzere Rize İl Özel İdaresi’ne bağışlandı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından aslına sadık kalınarak titizlikle yürütülen restorasyon çalışmalarının ardından, yapı 27 Aralık 1985 tarihinde “Atatürk Müzesi” (Mehmet Mataracı Konağı) adıyla kapılarını ziyarete açtı. Bugün Rize’nin en önemli kültürel duraklarından biri olan müze, Atatürk’ün Rize ziyaretinden hatıraları ve dönemin ruhunu yansıtan eserleri sergiliyor.


